20 Kasım, 2011

342 - Ezilenlerin Tiyatrosu

Pazar, Kasım 20, 2011 Gönderen Berna Arslan , , , yorum yok

Birkaç sene önce Theodor Heuss Kolleg adlı bir vakıf tarafından düzenlenen bir seminerler dizisine katılmıştım. Kültürlerarası iletişimi ve demokrasiyi destekleyen bu vakıf Almanya merkezli, ancak eski Sovyet ülkelerinden birçok üyesi bulunuyor. Yaz semineri ile başlayan aktivite bir yıla yayılıyor ve toplam dört seminerde son buluyor. Yaz semineri 15 gün civarında sürüyor, farklı ülkelerden insanlarla tanışıyorsunuz, seminerin konusu ne ise o konuda çeşitli çalışmalarda bulunuyorsunuz. Benim katıldığım seminer "hoşgörü" üzerineydi. Polonya, Rusya, Bulgaristan, Ermenistan, Sırbistan gibi birçok ülkeden gelen arkadaşlarımız vardı. İlk seminerin sonunda tek başınıza veya bir diğer ülkeden gelen arkadaşınızla bir proje fikri geliştirmeniz ve gelecek yıl boyunca vakfın da desteği ve yönlendirmesi ve iki buluşma ile bu projeyi hayata geçirmeniz bekleniyor.
Augusto Boal
Biz iki Türk olarak Ermenistan'dan gelen arkadaşımız ile bir proje geliştirmeye karar verdik. Toplumlar arasındaki önyargılar üzerine bir şeyler yapmak istedik. Seminer boyunca çeşitli yöntemler öğrenmiştik, "forum tiyatrosu"nda karar kıldık. O güne kadar forum tiyatrosunun ne olduğundan ve nasıl uygulanacağından haberimiz yoktu. Tiyatro denince akla ne gelir? Repliklerini önceden ezberlemiş oyuncuların onlarca kez prova ettiği belli bir oyunu izlemektir aslında. Son zamanlarda seyirciyi de içine katan interaktif oyunlar da var elbet. Forum tiyatrosu da seyirciyi içine katıyor ancak bir amacı var, o da oyundaki problemi çözmek. Oyun bir güç dengesi üzerine kurulu, yani ezenler ve ezilenler hakkında olmalı. Adı üstünde bu bir "ezilenlerin tiyatrosu". Sahne bir sorunu ortaya koyar ve daha sonra oyuncular donar. Şimdi sıra izleyicidedir. İzleyiciler içinden gönüllüler, sahneye gelmek ve oyundaki ezilenlerden, yani kurbanlardan birinin yerine geçerek bu soruna nasıl bir çözüm getirebileceğini göstermek durumundadır.

İzleyici, oyuncunun yerine geçer ve diyaloglar ile durumu düzeltmeye çalışır. Daha sonra bunun bir çözüm olup olmayacağı diğer izleyiciler ile tartışılacaktır. Bizim senaryomuzda kızının Ermeni bir oğlanla evlenmesini istemeyen bir Türk babası yer alıyordu. Üzücü bir şekilde izleyicilerin çoğu babanın yerine geçmek istedi. Bu kolay bir yol, çünkü ezilen olarak tepki vermek yerine, ezeni değiştirmek gerçek hayatta uygulayamayacağınız bir şey. Türk filmindeki kötü babayı değiştirip yerine Hulusi Kentmen'i koymak gibi... 



"Ezilenlerin Tiyatrosu", Brezilyalı Augusto Boal tarafından ortaya konmuş bir kavram ve forum tiyatrosunun yanında birçok başka biçimi destekliyor. Amaç toplumsal hayattaki gerçekliği kavramak ve değiştirmek için tiyatroyu kullanmak. Dün, Boğaziçi Üniversitesi'nde gerçekleşen "Augusto Boal’ın Ezilenlerin Tiyatrosu ve Yaratıcı Süreç" adında bir çalıştaya katıldım. Düzenleyen kişi ise Prof. George Emilio Sanchez idi. Öncelikle grubun birbirine alışması, rahat hareket edebilmesi ve birbirine güvenebilmesi için çeşitli oyunlar ve egzersizler yapıldı. Daha sonra ise bazı sorunlar hakkında düşünülmesini sağlayacak oyunlara geçildi. Genel olarak oldukça eğlenceli ve faydalı bir gündü. Katılımcılar arasında öğrenciler ve bu yöntemleri daha sonra sınıflarında kullanmayı düşünen öğretmenler vardı.

Eğer ilginizi çektiyse Augusto Boal'ın Boğaziçi Üniversitesi Yayınları'ndan Türkçe olarak çıkmış üç kitabı bulunuyor. Bunlar "Arzu Gökkuşağı", "Oyuncular ve Oyuncu Olmayanlar için Oyunlar" ve "Ezilenlerin Tiyatrosu". 

Dipnot: Theodor Heuss Kolleg çalışmalarına katılmak için Almanca, İngilizce veya Rusça bilmeniz gerekiyor. Yol ve proje yürütme masraflarınız onlar tarafından karşılanıyor. Türkiye'de çok reklam yapmadıklarından katılım az, ama Türklerin katılımını istiyorlar. Bilgi için buraya tıklayın.

Ne Dersin:

0 yorum: