20 Nisan, 2012

402 - İntibah

Cuma, Nisan 20, 2012 Gönderen Berna Arslan , , , , yorum yok

Tanzimat dönemi edebiyatını okumaya devam ediyorum. Araba Sevdası ile başlamıştım, ilgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Sis Yayıncılık tarafından yayımlanmış olan İntibah ile de devam ettim. İntibah, yine Türkçe ve edebiyat derslerinde bolca duyduğumuz bir kitaptı. Ezberci eğitimimizin bu kitabı "ilk edebi roman" diye yaftalamasından belki hatırlarsınız henüz okumadıysanız.

Kitabın yazarı Namık Kemal, bu romanı Osmanlıca'nın roman yazmaya uygun olduğunu göstermek için yazmış. O vakte kadar neden uygun olmadığına dair bir kanı varmış (ya da var mıymış) açıkçası bilemiyorum. Romanın ana karakteri Ali Bey, terbiyeli ve düzgün bir şekilde yetiştirilmiş bir genç adam. Annesi ile birlikte yaşayan Ali Bey, Çamlıca gezmelerinden birinde Mehpeyker adlı kadını görüp ona tutulur. Mehpeyker, önceleri Ali Bey üzerinde düzgün bir kadın imajı uyandırsa da aslında birçok erkekle beraber olan hafifmeşrep bir kadındır. Bu aşk, Ali Bey'i çok farklı bir hayata sürükleyecektir.

Romanın asıl ismi Son Pişmanlık imiş, ancak yayımlanırken ismi, yazarın onayı alınmaksızın "İntibah: Sergüzeşt-i Ali Bey", yani "Uyanış: Ali Bey'in Macerası" olarak değiştirilmiştir. Bazı kısımları da sansüre uğramaktan kurtulamamıştır.

Açıkçası ben bu romanı pek beğenmedim. Bunun sebebi de karakterler hakkında okuyucuya düşünecek az yer bırakması ve karakterlerin çok tipik olması. Mehpeyker'i devamlı olarak "kötü", "melun" gibi sıfatlarla tanımlıyor, Mehpeyker'in tam tersi diyebileceğimiz Dilaşub adlı karakterin ise ne kadar masum ve temiz olduğunun altını çiziyor. Karakterler biraz tek boyutlu ve satır aralarında ahlak dersi veriyor gibi bir havası var romanın. 

İlginç bulduğum şeylerden biri ise hem "Araba Sevdası"nın hem de "İntibah"ın başlangıçta hemen hemen aynı konuları işlemesi oldu. Yani Çamlıca'da gezinti yerine giden bir adamın masum ve temiz sandığı bir kadına aniden ve güçlü bir şekilde tutulması ve bunun geri kalan hayatı üzerindeki etkisi. Ancak, Araba Sevdası çok daha iyiydi kanımca. 

"İntibah", Shakespearevari
kanlı bir bitişle sonlanıyor. Okurken ise yazarın birkaç cümlesinin altını çizmeden edemedim, belki sizin de hoşunuza gider:
"...dünyada hem en büyük olgunlukların, hem de en büyük eksikliklerin sebebi olan bu inat huyundan...." 
"Fakat memleketimizin durumu malum: dostlar arasında duygularını samimi olarak göstermemek dostluk adabından sayılan, eğlence gibi hiç hükümsüz şeylerde bile beğenmediği hali riya ile beğenir gibi görünmek insanlık görevi kabul edilir."


İlk romanımızı merak ediyorsanız, "İntibah"ı okuyun derim.
Ne Dersin:

0 yorum: