21 Haziran, 2012

426 - Kral Arthur ve efsanesi

Perşembe, Haziran 21, 2012 Gönderen Berna Arslan , , , , , 4 yorum

Kral Arthur, hakkında birçok efsane bulunan, 5. ve 6. yüzyılda yaşamış olduğu düşünülen bir İngiliz lider. Arthur'a karşı olan ilgi, 12. yüzyılda Geoffrey of Monmouth tarafından yazılmış olan "Britanya Krallarının Hikayesi" adlı kitap ile ortaya çıkmış. Bu kitapta anlatılan hikayelerin, gerçekleri ne kadar doğru şekilde yansıttığı tartışmalı ve hatta günümüzün tarihçileri, Arthur'un hiç varolmamış olabileceğini de belirtmektedirler.

Arthur'un dönemine ait hikayeler ve bu hikayelerde var olan kahramanlar, metinden metine değişmektedir. Yine de bu tip hikayeleri seven biri olarak hikayenin ilk ortaya atıldığı noktaya döneyim ve Geoffrey'in hikayesine göre Arthur'un efsanesine göz atalım: Arthur, Britanya topraklarını koruyan ve krallığı geniş topraklara yaymış başarılı bir kraldır. Babası Uther Pendragon'un ölümünden sonra 15 yaşında tahta çıkmıştır. İrlanda ve İskoçya topraklarından gelen savaşçıları yenmiş ve 12 yıl süren bir barış sağlamıştır. Bu uzun barış sürecinden sonra Arthur, topraklarını Norveç, Danimarka ve Gaul (bugünkü Fransa, Belçika, Lüksemburg, Kuzey İtalya'nın batısı, Almanya ve Hollanda'nın bazı bölümleri ile İsviçre'nin büyük bir bölümü) ile genişletir. Bu hikayede büyücü Merlin'e, Arthur'un karısı Guinevere'ye, büyücü Morgana'ya ve kılıç Excalibur'a yer verilir. Karakterlerin hikayede sahip oldukları roller ise tarih boyunca değişim göstermiştir.

Hikayenin içine bir aşk efsanesinin katılması ise 12. yüzyılda Fransa'da gerçekleşmiştir. Bu efsanelere göre Arthur'un karısı Guinevere, kralı Lancelot ile aldatmıştır. Guinevere ve Lancelot arasındaki romantik ilişki, bu hikayelerde öne çıkan unsurdur. Geri planda kalan Arthur, daha yaşlı olarak betimlenir. Ayrıca öne çıkan karakterler arasında Yuvarlak Masa Şövalyeleri'nden Perceval, Galahad ve Gawain ile en ünlü aşk hikayelerinden birinin kahramanları Tristan (ile Isolde) gösterilebilir. Kutsal Kase (Holy Grail) efsanesi de bu hikayenin parçalarından biridir.
Guinevere ve Lancelot
Tüm bu unsurlar katıldığında efsane şu şekli almıştır:
Arthur, Kral Uther Pendragon'un evliliğinden olmayan çocuğudur ve gizli bir biçimde yetiştirilmiştir. Kralın ölümünden sonra kimin tahta çıkacağı ile ilgili sorunlar başlar. Bir kayanın içine saplanmış bir kılıç vardır, ve inanışlara göre bu kılıcı yerinden çıkarabilecek tek kişi kendisine krallık yetkileri verilmiş olan kişidir. Arthur, kılıcı yerinden çıkarır ve Camelot'taki tahtına çıkar.

Arthur'un en büyük düşmanları arasında tahta göz koymuş üvey kızkardeşi Morgan le Fay (Morgana) ve yeğeni Mordred (Modred) bulunur. Arthur ve güçlü bir büyücü olan Morgan le Fay'in anneleri aynı kadındır. Mordred'in Arthur ve Arthur'un kızkardeşi Morgause'un çocuğu olduğu da bazı efsanelerde söylenir.

Arthur'un şövalyeleri arasında Lancelot, yenilmezliğiyle ün salmıştır ve kralın en çok güvendiği savaşçılarından biridir. Lancelot, Gölün Hanımı (The Lady of the Lake) tarafından Arthur'a yollanmıştır. Yine bu efsaneye göre, Gölün Hanımı, Arthur'a Excalibur adı verilen çok güçlü bir kılıç sunmuştur. Bu, genelde gölün içinden bir kadın kolunun tuttuğu bir kılıcın çıkmasıyla betimlenir. (Bu sahneyle ilgili farklı ve yaratıcı bir yorum için Camelot dizisinin şurada bulunan sahnesini izleyin. Bu senaryoya göre Excalibur aslında kılıcı döven ustanın kızının adıdır, Merlin'den kaçarken kılıcı da alarak kayıkla birlikte göle açılmıştır. Kızı durdurmak için Merlin, büyü yaparak gölü dondurur. Kıyıdan derine doğru göl donarken, elinde kılıçla göle düşen Excalibur, kılıçla buzda bir delik açarak kolunu ve kılıcı sudan çıkarmayı başarır. Kılıcı alan Merlin, kızı kurtaramaz ve kılıcı gölün dibinden uzatan Gölün Hanımı hikayesini uydurur.)

Lancelot ile Arthur'un karısı Guinevere arasında büyük bir aşk başlar. Uzun bir süre boyunca bu ilişki Arthur tarafından farkedilmez, ta ki bir kutlamada ikisinin de orda olmadığını farkedene kadar. İlişkileri, Mordred ve Arthur'un bir diğer yeğeni olan Agravaine tarafından ortaya çıkarılır. Lancelot kaçar, Guinevere'ye ise ölüm cezası verilir. Lancelot geri dönerek, Guinevere'yi kurtarır. Bu kavgada şövalyelerden Gawain'in iki kardeşi ölür. Daha önce Lancelot'un en yakın arkadaşlarından biri olan Gawain, bunun üzerine ona karşı cephe alır ve Arthur'u Lancelot'a karşı savaş açması için destekler. Lancelot'a karşı savaşmak için Fransa'ya giden Arthur, karısını Camelot'ta Mordred ile bırakır (bu noktada Guinevere neden hala Camelot'ta tam belli değil anladığım kadarıyla). Mordred'in planı ise Guinevere ile evlenmek ve tahtı ele geçirmektir. Bu planları öğrenen kral, geri döner ve Mordred'i öldürür. Ölmeden önce Mordred, Arthur'u ölümcül biçimde yaralar. İyileşmesi için Avalon adasına götürülen Arthur'un, İngiltere'nin zor zamanlarında oradan geriye döneceğine inanılır.

Bu aşk hikayesi, Yuvarlak Masa Şövalyeleri'nin kardeşliğini bozmuştur ve elbette -erkeklerin tarihi yazmayı sevdikleri gibi- muhteşem bir dönemin sonunu bir kadın getirmiştir (Truvalı Helen, Hürrem Sultan, ve hatta Havva gibi...).

Kaynak: (1) http://www.ramsdale.org/legend.htm (2) http://en.wikipedia.org/wiki/Arthurian_legend

Ne Dersin:

4 yorum:

Özlemaki dedi ki...

İlk İngiliz epiği olan Beowolf'dan sonra 1. sınıf dersleri arasında aklımda en çok yer edenlerden biridir. Okuldayken Norton Anthology 1. ciltte çok zengin bir çerçeve kapsamında keyfini sürmüştük, hala ara ara açar, okurum. Online hali epeyce sınırlandırılmış ama yine de:
http://www.wwnorton.com/college/english/nael/middleages/topic_2/vulgate.htm

Adsız dedi ki...

HARİKA BEN KİTABI BUURSAM ALICAM

Adsız dedi ki...

Bu Kitabı ariyicam

Aksuvari dedi ki...

6. yyda tarihlenen Kelt efsanelerinde geçer. İngiliz destanı değil. Etrüsk veya Kelt olan Arthur un Britonlarla birlik olup istilacı Anglo-Saksonlara karşı yaptığı kahramanlık öyküsüdür.javascript:void(0)