07 Eylül, 2012

439 - Rahmi Koç Müzesi


Rahmi Koç Müzesi'nin adını uzun zamandır duyuyoruz, ama gitme fırsatını ancak geçen haftasonu bulduk. Klasik araba koleksiyonuyla açılan koridoru takip ederek Karayolu Ulaşımı, Trenyolu Ulaşımı gibi kısımlara varılıyor. Müzede Rolls Royce, Bentley, Cadillac gibi klasik arabaları görmek mümkün. Özellikle şeker pembesi Cadillac canlı bir şekilde aklımda kalan arabalardan biri oldu.


Öğrenciler için faydalı bir müze olabileceğine inanıyorum, çünkü fizik kurallarının bazılarını deneyerek gözlemek mümkün (moment gibi). Daha küçük yaştaki çocuklar için de -örneğin ilkokul öğrencileri- özel yapılmış bir alan bulunuyor. Müze, çeşitli eğitim paketleri de sunuyormuş, bunlara şuradan ulaşabilirsiniz.

Teknoloji meraklıları ve bence özellikle de makine mühendisleri müzeye büyük bir ilgi duyacaklardır, çünkü tek bir düğmeye basarak günlük yaşamımızda kullandığımız çamaşır makinesi, elektrikli süpürge gibi aletler ile araba ve uçak motorlarının çalışma prensiplerini izleyebiliyorsunuz.

Müze geniş bir alana yayılmış. Uçakların, gemilerin ve tramvay/trenlerin yer aldığı açıkhava bölümleri var. Müzenin içinde gemiciliğe ayrılmış bölümler bulunuyor. Bu kısımlarda deniz ulaşımında kullanılan çeşit çeşit aracı ve elde yapılmış yelkenli modellerini görebilirsiniz. Buhar makineleri, küçük çaplı bir zeytinyağ fabrikası ile hayata geçirilmiş. Müzede ufak bir matbaacılık bölümü de bulunuyor. Eski zamanlara ait gökbilimde kullanılmış aletler ile gezegen ve uzay fotoğraflarının da sergilendiği bir bölüm de karşınıza çıkacak. Eski fotoğraf makineleri, televizyonlar, bilgisayarlar da müze boyunca rastlayacağınız teknolojik aletlerden bazıları.

Bunlar dışında bazı aktivitelere de katılabiliyorsunuz. Mesela biz gerçek bir denizaltının içine girerek denizaltılarda görev yapmış emekli bir askerden denizaltının özelliklerini ve orada geçen hayatı dinledik. Görülmeye değerdi. Bu arada denizaltı girişinde 15-20 dakika bizi denetim var diye oyaladılar, ama aslında içeride torpilli misafirler varmış, bunu yakıştıramadık. Bu torpillilerden biri de her bileğinde 5'er 6'şar saat bulunan, görünüşüyle insanı sinir eden bir adamdı.
Titanic'in menüsü (elbette 3. sınıf menüsü farklı)
Denizaltına girmeden önce Fenerbahçe Vapuru'nun içinden geçiyorsunuz. Burada da Titanic'e ait küçük bir sergi alanı düzenlenmiş. Planetarium (Keşif Küresi) denilen gökyüzü cisimleriyle ilgili kısım kapalıydı, maalesef oraya girme fırsatımız olmadı. Bir de küçük bir tren seyahati ile kısa bir mesafeyi hoş bir tren ile gidip geldik.

Müzede bir de Atatürk bölümü bulunuyor. Burada Atatürk'ün bazı kişisel eşyalarını görebilirsiniz. Son olarak Rahmi Koç'a ait ödüllerin ve bazı tabloların sergilendiği bir kısım da bulunuyor.

Müzede devamlı olarak gelin-damat fotoğrafları çekiliyor. Düğün fotoğrafçıları burayı mesken tutmuş durumda.

Biz koca bir günü müzede geçirdik, gerçekten kapsamlı bir müze. Ziyaret saatleri ve ücretlerine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Dipnot: Ulaşımı metrobüs oldukça kolaylaştırmış. Halıcıoğlu durağında inince yürüme mesafesinde.

Ne Dersin:

0 yorum: