03 Aralık, 2012

472 - Nasıl açıklanabilir: Uzaylılar tarafından kaçırılma

Pazartesi, Aralık 03, 2012 Gönderen Berna Arslan , , , 9 yorum

Uzaylılar tarafından kaçırılıp bilimsel amaçlı incelendiğine veya bir uzaylıyla cinsel ilişkiye zorlandığına inanan birçok insan var. Bu kaçırılma hikayeleri 1950'li yıllarda duyulmaya başlandı. En ünlü hikayelerden biri 1957 yılında Brezilyalı bir çiftçinin anlattıkları. Çiftçi Antonio Villas Boas, gökyüzünde kırmızı bir ışığın ardından tarlaya yuvarlak bir cismin indiğini gördü. 1 metre boyunda, gri kıyafetleri olan, mavi gözlü bir yaratık Boas'ı yakalayıp uzay gemisine götürdü. Boas'ın giysilerini çıkarıp üzerine jel sürdüler, kan örneği aldılar ve bir gaz sıktılar. Daha sonra uzun beyaz saçları olan dişi bir varlıkla cinsel ilişkiye girdi. Bu dişi varlık, karnına dokunup yukarıyı işaret etti. Boas, bunu çocuklarını uzayda büyüteceği olarak yorumladı. Uzay gemisi turundan sonra bırakılan Boas, toplamda dört saatini uzay gemisinde geçirdiğini iddia etti. İlerleyen günlerde Boas'ın ciddi bir şekilde radyasyona maruz kaldığı tespit edildi. Boas, bu hikayesini hipnoza başvurmadan anlatan nadir "kaçırılan" insanlardan biri. 


Yıllar boyu uzaylılar tarafından kaçırılma hikayelerini birçok insan anlattı. Bu hikayelerin ortak noktaları şunlardı:

1. Yakalanma: Kaçırılan kişinin zorla bir uzay gemisine bindirilmesi.
2. İncelenme: İnvazif girişimlerle vücudun incelenmesi veya zorla cinsel ilişki.
3. İletişim: Uzaylılar kişiyle iletişim kurar veya belli bireylerle iletişim kurmasını sağlarlar.
4. Tur: Uzay gemisinin kaçırılan kişiye gezdirilerek gösterilmesi. 
5. Zaman kavramının yitmesi: Kaçırılanlar deneyimlerinin büyük kısmını unutuyorlar.
6. Geri dönüş: Kaçırılanların dünyaya geri dönüşü. Giysileri bozulmuş ya da vücutlarında yaralanmalar olmuş olabiliyor.
7. Işığı görme: Mistik bir deneyim yaşadığına inanan kaçırılan kişi büyük bir sevgi veya Tanrı'yla bir olma gibi hisler yaşayabilir.
8. Netice: Kaçırılan kişi kaçırılmanın yarattığı fiziksel ve duygusal etkilerle başa çıkmaya çalışır.

3., 4., ve 7. adımların daha nadir yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Peki bu ortak anılar nasıl ortaya çıkabilir? Uzayda yaşayan diğer varlıkların olabileceğine ama onların bizi kaçırıp incelemediğine inanan bir kişi olarak nedenleri özetleyeyim:

Hipnoz altında anlatma

Birçok kaçırılma hikayesi yalnızca hipnozdayken anlatılıyor. Bu da kaçırılma olaylarına gölge düşüren en büyük etken. Bugün biliyoruz ki, hipnoz altındayken anlatılan olaylar gerçek anılar olmayabiliyor. Psikanaliz yöntemi, hastalarda gerçek olmayan cinsel taciz anıları yarattığı için ciddi eleştiriye maruz kaldı. Psikanalistler tarafından uygulanan yöntemlerle çocukken cinsel tacize uğradığını veya hamile kaldığını hatırlayan kadınlar, bunun gerçek olmadığı ortaya çıkınca dava açarak oldukça yüklü miktarlarda tazminat elde ettiler.
Ayrıca, gerçek olmayan anıların gerçekmiş gibi zihne yerleştirilebileceği başka çalışmalarla ortaya çıktı. Bu konuda Elizabeth Loftus'un yaptığı çalışmalar oldukça yol gösterici. Örneğin çocukken bir alışveriş merkezinde kaybolduğuna inandırılan kişiler, böyle bir anıları olmamasına rağmen, buna kısa sürede inanıp anı hakkında detaylar vermeye başladılar. Bu sebeple, hipnoz altında anlatılan hikayelere şüpheyle bakmak gerekiyor.

Fanteziye eğilimli olmak
 
Bunun dışında, fanteziye eğilimli (fantasy prone) olan kişilerin hipnotize olma eğiliminin daha yüksek olduğu görülüyor. Bu kişiler, halüsinasyonlara karşı daha açık oluyor ve fantezi ile gerçeği ayırt etmekte zorlanabiliyorlar. Fanteziye eğilimlilik, bir kişilik özelliği olarak görülüyor ve bu kişiler incelendiğinde tamamen normal oldukları görülüyor. Ancak şu özellikleri konumuzla doğrudan ilgili olabilir: Çok canlı anılara sahip olmaları, psişik yeteneklere sahip olduklarını iddia etmeleri, kolayca hipnotize olmaları, spiritüel ve fantezi edebiyatı okumaları, beden dışı deneyim yaşadıklarını iddia etmeleri ve/veya uyanıkken rüya gördüklerini belirtmeleri, dinsel imgelemler gördüklerini söylemeleri.

Uykuda gelen kötü varlık

Astronom Carl Sagan'ın da belirttiği gibi uykuda kötü varlıklar tarafından taciz edilme veya kaçırılma tarih boyunca insanlarda görülen korkularla örtüşüyor. Batıdaki inanışa göre incubus adındaki varlık gece uyuyan kadınların üzerine gelip onlarla cinsel ilişkiye giriyor. Aynı şekilde succubus adında bir dişi varlık da uykudaki erkeklerle beraber oluyor. Bu korku bugün uzaylılarla ilişkilendirilmiş olabilir.
Karabasan

Uyku felci olarak da bilinen karabasan, odada başka bir varlığın olduğu hissini verirken, insanın hareket etmesini de engelliyor. İnsanların gördükleri rüyaya bedensel tepkiler vermemeleri için normalde uyku sırasında kaslar zayıflıyor. Karabasan ise kaslar zayıflamışken, ama beden tam uyku ile uyanıklık arasındayken -yani uyumadan veya uyanmadan hemen önce- gerçekleşiyor. Bu durum kültürlerde benzer şekilde ama başka varlıklar vesilesiyle tanımlanıyor: Hayalet, cadı, incubus veya iyi saatte olsunlar gibi örnekler mevcut (şuraya göz atılabilir). 20. ve 21. yüzyılda ise karabasanların uzaylılar olarak yorumlanması normal görülüyor, çünkü bugünün bilinmeyenini uzaylılar oluşturuyor.

Ailede var

Kaçırılan insanların birçoğunun ailesinde de kaçırılmalar görülüyor. Bu da aile içinde anlatılan hikayelerin bireyleri etkilemiş olma ihtimalini doğuruyor.

Ülkeler

Tahmin edin uzaylı tarafından kaçırılma hikayeleri en çok hangi ülkede yaygın? Doğru bildiniz, Amerika Birleşik Devletleri.

Dipnot: Uzaylılar tarafından kaçırıldığına inanan bir çocuğun yer aldığı House bölümü tavsiye edilir - Sezon 3, Bölüm 2

Kaynak: 
http://www.haktanir.org/ufo/kacirilma.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Abduction_phenomenon#Demographics
http://faculty.washington.edu/eloftus/Articles/sciam.htm
http://lifepsychologyandalotmore.blogspot.com/2011/06/alien-abduction-or-false-memory.html
http://www.delusion-free.com/fantasy.html

Resim kaynakları:
http://www.agoracosmopolitan.com/news/ufo_extraterrestrials/2012/11/06/4782.html
http://beaut.ie/blog/2009/holy-hypnosis-batman/
http://cindypwofficialweb.blogspot.com/2010/06/sleep-paralysis-part-1-about-sleep.html
Ne Dersin:

9 yorum:

vita dedi ki...

Hipnozla ilgili bir sorum var. Mesela ben küçükken başka bir dil daha biliyormuşum. İki üç kelime falan değil, baya' büyük insan gibi konuşuyormuşum. Sonra 3-4 yaşlarında kullanmaya kullanmaya unutmuşum. Acaba bu dil hala zihnimin bir yerlerinde var mı yoksa gitti mi...bunu hipnoz bana gösterebilir mi? Fantastik oldu kabul ediyorum.

BBÖ dedi ki...

Çok ilginç bir soru, biraz baktım da bu konuyu merak eden insan sayısı az değil gerçekten de. Bu konuyu biraz araştırıp daha detaylı yazsam iyi olacak galiba :)

sıradan biri dedi ki...

aşkolsun bunu bugün öğrendim :( bu gece nasıl uyuyacağım :(

vita dedi ki...

Peki, teşekkür ederim. Merakla bekliyorum. :)

BBÖ dedi ki...

benim de yazarken gerildiğim anlar oldu, ama canınızı sıkmayın, stres yoksa güzel uyku vardır =)

sirius dedi ki...

Gercekden guzsl bir yazi ama bence insanlar jaciriliyor.buna inaniyorum fakat hupnoz daki seylerin de uydurma olabilecegine de inaniyorum

sirius dedi ki...

Sadece o bilgin gerilerde kaldi beynin on taraflarinda yeni bilgiler bu yuzden eskileri hipnoz ile hatirlayabilirsin bole birsey biliyorum bir adam hipnozfayken yabanci bir dil komusmus ama ole bir dil bilmedigini soylemis sonradan ortaya cikmiski adam kicukken yurt disinda uasamis bir sure uydurma degil bir tanidigin tanidigiymis

sirius dedi ki...

Hipnozdayken insanlar olmayan seyler hakkinda ayrintili bilgiler veriyormus ve o olqyin olduguna imaniyorlarmis

sirius dedi ki...

Ha bu yaziyomus ustte zaten pardon tam olarak okumamisidimda sonradan okudum