17 Mayıs, 2010

151 - Hayalgücü Şişmesi

Pazartesi, Mayıs 17, 2010 Gönderen Berna Arslan , , yorum yok

On yaşından önceye gidin. Hiç bir arkadaşınız yaptığınız bir yaramazlığı ispiyonladı mı? Veya koşu yarışında birinci olduğunuz için kendinizle gurur duydunuz mu? Ya da iyi notlar getirdiğiniz için? Belki bu soruların bazılarına evet, bazılarına hayır dediniz. Tam da emin olamadınız. Ancak birkaç dakikanızı ayırıp bu olayların başınızdan geçmiş olduğunu hayal etmeye başlarsanız, size bu soruları bir daha sorduğumda, hayır cevabı verdiğiniz olayları yaşamadığınıza o kadar da emin olamayacaksınız. İşte bu etkinin adı "hayalgücü şişmesi", ingilizcesi ise "imagination inflation".
Yapılan araştırmalar ile görülmüş ki insanların hayattaki hedefleri de hayalgücü şişmesinde bir rol oynayabiliyormuş. Örneğin sizin için başarılı olmak çok önemliyse, koşu yarışında birinci geldiğinize hayal ettikten sonra bunun gerçekleşmiş olduğuna inanmanız daha olası olabilir.

Peki bu etki neden önemli olsun?

Öncelikle çocukken yaşadığımıza inandığımız birçok olayı aslında yaşamamış veya yanlış hatırlıyor olabiliriz. Ben kendi adıma bir tanesini daha yeni öğrendim ve oldukça şaşırdım. Yıllardır duvarımda asılı bir resim vardı, üzerinde 'Sevgi Asla Unutmamaktır' yazıyordu. Bu resmi bana annemin hediye ettiğini düşünüyor ve hatta üzerindeki sözle bir nevi hatırlatmada bulunduğuna inanıyordum. Ta ki gerçeği öğrenene kadar. Meğerse bunu bir ilkokul arkadaşıma hediye etmek üzere almışız ve ben beğendiğim ve elimde tutmak istediğim için hafızamla oyun oynayıp kendime göre bir gerçek yaratmışım. Sonuç olarak yaşadığımıza inandığımız birçok şeyin sorgulanabilir olduğunu düşünüyorum.


Başka önemli bir nokta ise terapistle olan konuşmalar olabilir. Örneğin terapilerde çocukluk anılarının üzerine gidilmesi ve o zamanlar hakkında düşünülmesi istenebilir. Ancak o zamanlarda muhtemelen yaşanmış olayları hayal etmek, aslında yaşamadığınız olaylara da inanmanıza neden olabilir. 

Bu etkiden haberiniz olsun, hayal ettiğiniz her şeye inanmayın diyorum!
Ne Dersin:

0 yorum: